1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Hedonik Açlık: Beyninizi Yeniden Keşfedin!

Hedonik Açlık: Beyninizi Yeniden Keşfedin!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi Uzman Diyetisyeni Funda Kasapoğlu, son yıllarda artan bir şekilde karşılaşılan “hedonik açlık” kavramı üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Bu tür açlığın, vücudun enerji ihtiyacından ziyade, beynin ödül mekanizmasından kaynaklandığını belirtti.

GERÇEK AÇLIKLA KARIŞTIRILMAMALI

Fizyolojik açlık ile hedonik açlığın ayrılması gerektiğine dikkat çeken Kasapoğlu, gerçek açlığın 4-5 saat içinde yavaşça oluştuğunu ve gıda seçiciliği yapmadığını ifade etti. Buna karşın hedonik açlığın aniden belirdiğini ve genellikle yüksek yağlı, işlenmiş, kalorisi yüksek gıdalara yönlendirdiğini sözlerine ekledi.

“İRADE DEĞİL, BEYİN KARAR VERİYOR”

Hedonik açlığın irade eksikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kasapoğlu, durumu şu şekilde açıkladı:

Vücut enerji ihtiyacı hissetmese bile beyin, ödül sistemini devreye sokarak “ye” sinyali gönderiyor. Burada karar veren irade değil, beynin otomatik çalışan ödül mekanizmasıdır. Kişi doyduktan sonra bile yeme isteği devam edebilir.

Uyku düzensizlikleri, stres, yorgunluk ve çevresel uyarıcıların bu süreci hızlandırdığını dile getiren Kasapoğlu, günümüzde reklamlar ve sosyal medyada sıkça karşılaşılan yemek içeriklerinin hedonik açlığı tetiklediğini belirtti.

HEDONİK AÇLIĞI ANLAMANIN İKİ BASİT YOLU, SU VE ELMA TESTİ

Kasapoğlu, bireylerin kendi başlarına uygulayabilecekleri pratik yöntemleri paylaştı:

Su testi: Bir yiyeceği gördüğünüzde canınız çektiyse, önce bir bardak su için ve ortam değiştirin. 10 dakika sonra hâlâ istiyorsanız gerçek açlık olabilir.

Elma testi: “Şu an bir elma yesem doyar mıyım?” sorusuna “hayır” cevabı veriliyorsa, bu hedonik açlığın bir belirtisi olabilir.

Zaman testi: Son öğünün üzerinden 4-5 saat geçtiyse fizyolojik açlık ön plandadır.

“BAĞIMLILIK DEĞİL, KONTROL KAYBI”

Yüksek enerjili besinlere yönelimin teknik olarak bağımlılık olarak tanımlanamayacağını vurgulayan Kasapoğlu, asıl sorunun kontrol mekanizmasının devre dışı kalması olduğunu ifade etti:

Yemekten tamamen uzak durmak mümkün değildir. Burada farkındalığı artırmak ve beynin haz döngüsünü yeniden yapılandırmak önemlidir. Eğer bu durum sık sık yaşanırsa, yüksek enerjili beslenme kilo kontrolünü ciddi şekilde zorlaştırabilir.

ÇÖZÜM: FARKINDALIKLI BESLENME

Kasapoğlu, hedonik beslenmeye karşı “mindful eating” yani farkındalıklı yeme yaklaşımını önererek şunları ekledi:

Yemek yerken ekran karşısında değil, düzenli öğünlerle ve ne yediğimizin farkında olarak beslenmeliyiz. Lif ve protein açısından zengin gıdalar tercih edilmelidir. Yasaklamak yerine süreci kontrol altında tutmak daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Haberim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.