Antalya’da 1958 yılından bu yana süregelen hukuki süreç, kentin önemli mahalleleri olan Meltem ve Bahçelievler ile Konyaaltı Beach Park’ı kapsayan 2 milyon 400 bin metrekarelik alanı etkiliyor. Dumlupınar Caddesi, İsmail Baha Sürelsan Caddesi, 6’ncı Cadde ve 3844 Sokak ile ilgili olarak mirasçılar lehine kapatma kararı alındığı öğrenildi. Antalya Kadastro Mahkemesi, 2006 yılında bu araziyle ilgili olarak Arap Süleyman, Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Hazine adına tescil edilen davalarla birlikte, kamulaştırılan alanlarla ilgili farklı tazminat ve tapu iptali davalarının da sürdüğünü belirtti.
“BURASI KAMULAŞTIRILMIŞ AMA BİZ PARA ALMADIK”
Hacı Bekirzade Mehmet Ağa ve Arap Süleyman’ın mirasçıları adına 20 yılı aşkın süredir davayı takip eden Avukat Necati Yılmaz, Dumlupınar Bulvarı ile ilgili olarak 2012 yılında tazminat talebinde bulunduklarını ifade etti. Yılmaz, “‘Siz burayı kamulaştırmışsınız ama biz herhangi bir para almadık. Bu nedenle kamulaştırma bedelini bize ödeyin’ dedik. Mahkeme davamızı reddetti, Yargıtay da onadı. Biz de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunduk. AYM, başvurumuzu kabul etti ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi” diye konuştu.
ENFLASYON KARŞISINDA KOMİK RAKAMLAR
AYM kararında, “1965 ve 1969 yıllarında yapılan kamulaştırma işlemlerine hukuki bir değer atfedilmesi mümkün değil. Çünkü aynı tarihlerde devam eden bir kadastro mahkemesinde bir dava bulunmakta ve 2006 yılında kesinleşmiş bir karar mevcut. Bu davada Hazine de taraf olduğuna göre, 2006 yılında verilen karar Hazine’yi de bağlar” ifadeleri yer aldı. Yılmaz, “Bu nedenle 40 yıl önce yatırılan paraların bir anlamı kalmadı. O tarihlerde 30 dönüm için 30 bin lira gibi komik rakamlar söz konusuydu. Enflasyon karşısında bu miktar, neredeyse sakız parası” şeklinde konuştu.

“67 DOSYADA MÜLKİYET HAKKININ İHLAL EDİLDİĞİNE KARAR VERİLDİ”
Kamulaştırma bedellerinin düşüklüğüne dair AYM’ye bireysel başvuru yolu bulunmadığı için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduklarını belirten Yılmaz, “Bu davalar birleştirilerek toplam 67 dosyada mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verildi. İlk karar Ekim 2019’da geldi. Kamulaştırma işlemlerinde mülkiyet hakkının ihlaline karar verildi. Çünkü kimseye para ödenmedi. Davanın esası yaklaşık 2 bin 400 dönüm alanı kapsıyor. 48 yıl içinde çeşitli kamu kurumları tarafından kamulaştırılan bu alandan mirasçılar, 1800 dönümlük kısmı için para almadı” dedi.

KANUNDA EK 3 MADDE DÜZENLEMESİ
AİHM’nin kararının ardından devlet, Aralık 2019’da Kamulaştırma Yasası’na ek 3 madde ekleyerek düzenleme yaptı. Avukat Yılmaz, “Bu düzenleme ile kamulaştırma işlemleri eksik olsa bile, mülkiyet değişmiş sayılıyor. Mahkeme kararıyla tescil edilen ve idare adına tescil edilen yerlerde, bedelin kamulaştırmanın yapıldığı tarihteki değeri ile Yİ-ÜFE’ye göre güncellenerek ödenmesi gerektiği belirtildi. AYM ise bu düzenlemeyi iptal etmedi” şeklinde bilgi verdi.

“AMAÇ ASLINDA YOLU KAPATMAK DEĞİL”
Dumlupınar Bulvarı’nın kapatılması için Karayolları aleyhine dava açtıklarını belirten Yılmaz, “Biz meni müdahale (el atmanın önlenmesi) davası açtık. Mahkeme 2023 yılında bulvarın kapatılmasına ilişkin karar verdi. Bu karara itiraz etmedik çünkü bu kentte yaşıyoruz ve sorumlu davranmak durumundayız. Amaç yolu kapatmak değil, kamulaştırma işlemlerinin yapılması ve hak sahiplerine parasının ödenmesini sağlamak” dedi.
5 MİLYAR TL’LİK BEDEL TAHMİNİ
Kapatılması istenen alanın 112 bin metrekare olduğu bilgisini veren Yılmaz, “Bu haksız el atmanın önlenmesi davası. Bedel, kamulaştırma tarihindeki mahkemenin belirleyeceği bedeldir. Metrekare bedelinin 50 bin liranın altına düşmeyeceğini düşünüyorum. Bu da toplamda yaklaşık 5 milyar TL’lik bir rakama denk geliyor. Burası 2017 yılında Karayolları’ndan Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. Belediyenin bu yükümlülüğün altından kalkıp kalkamayacağı belirsiz, ancak çözüm bulunması gerekiyor” diye belirtti.

“YOL KAPANIRSA HAKİM VE PERSONELLER ADLİYEYE GİREMEZ”
Dumlupınar Caddesi haricinde adliye çevresindeki caddeler ve sokaklarla ilgili de bir dava açtıklarını ifade eden Yılmaz, “Adliyenin etrafındaki yollarla ilgili de kapatma kararı mevcut. Bu, Muratpaşa Belediyesi’nin sorumluluğunda olan bir kısım. Amacımız kapatmak değil. Kararı aldık ama ne belediyeyi ne de insanları çaresiz bırakmak istem




