1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Obezite Salgını, Organ Naklini Tehdit Ediyor!

Obezite Salgını, Organ Naklini Tehdit Ediyor!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Obezite, diyabet ve hipertansiyon salgını, Türkiye’nin organ sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor.

Metabolik hastalıkların böbrek ve karaciğerler üzerindeki etkisi, organ nakil listelerinin hızla kabarmasına sebep oluyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak, “Sadece yaşlılar değil, gençler de metabolik hastalıklar yüzünden organlarını kaybediyor.” diyerek durumu özetliyor.

Türkiye’de organ nakli konusu, son zamanlarda ünlü sanatçı Ufuk Özkan’ın yaşadığı karaciğer yetmezliği süreci ile yeniden gündeme geldi.

Organ yetmezliği, geçmişte yalnızca ileri yaş veya doğuştan gelen hastalıklarla ilişkilendirilirken, günümüzde obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi metabolik hastalıkların yaygınlaşması bu durumu önemli ölçüde değiştirdi. Bu hastalıklar, organ nakline olan ihtiyacı hiç olmadığı kadar artırdı.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak, organ bağışının toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgularken, değişen hasta profilini ve hayat kurtarmanın yeni dijital yollarını da aktardı.

ORGAN BAĞIŞININ YOL HARİTASI

Organ bağışı yapmak isteyenlerin sağlık kuruluşlarına başvurmaları yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Yaprak, “2025 yılında hazırlanan yönetmelik ile organ bağışı süreci kolaylaştırıldı. Önceden organ nakli koordinatörleriyle iki şahitle gitmek gerekiyordu; şimdi ise e-Nabız üzerinden organ bağışı yapılabiliyor. Ancak bu süreç, organların mutlaka alınacağı anlamına gelmez. Organlar sadece beyin ölümü gerçekleştiğinde ve ailenin onayıyla alınabilir.” şeklinde açıklamalarda bulundu.

KADAVRA BAĞIŞINDA SÜREÇ FARKLI İŞLİYOR

Kadavradan organ bağışı hakkında halk arasında yanlış bilgiler bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yaprak, “Beyin ölümü; kalp krizi, kafa içi basıncı artıran hastalıklar ya da oksijensiz kalma gibi sebeplerle gerçekleşebilir. Beyin ölümü durumunda kişi yoğun bakımda yaşam destek cihazlarına bağlıdır. Bu süreçte organlar hala kanlanır ve çalışır. Bağış, bu aşamada yalnızca ailenin onayıyla yapılır. Bu durum, bir cenazeden organ alınması değildir. Metabolik sendrom olarak adlandırdığımız; diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması ve obezite gibi hastalıklar organlarımızı daha erken yaşta yıpratmakta olup, bu da organ nakli ihtiyacını ciddi şekilde artırıyor. Organ bağışının hayati önemi büyüktür.” ifadelerini kullandı.

BEBEKLİKTEN 75 YAŞINA KADAR NAKİL MÜMKÜN

Organ nakillerinde farklı bağış türleri uygulanmaktadır. Prof. Yaprak, “Kalp ve akciğer nakilleri yalnızca beyin ölümü gerçekleşmiş bağışçılardan yapılabilmektedir. Ancak böbrek ve karaciğer nakilleri canlı vericilerden de gerçekleştirilebilir. Çünkü karaciğer kendini yenileyebilen bir organ olup, iki böbreğimiz olduğu için biriyle yaşam sürdürülebilmektedir. Bebeklikten 75 yaşına kadar organ nakli yapılabilmektedir. Bebeklerde genellikle doğuştan safra yolu hastalıkları, çocuklarda metabolik hastalıklar, erişkinlerde ise Hepatit B, Hepatit C, karaciğer yağlanması, otoimmün hastalıklar ve bazı kanser türleri nakil ihtiyacına neden olmaktadır.” şeklinde konuştu.

“İNSANIN HAYATINI KURTARABİLECEK EN DEĞERLİ MİRAS”

Prof. Dr. Yaprak, Türkiye’de organ bağış oranlarının hala ihtiyacın çok gerisinde olduğunu belirterek, artan kronik hastalıklar nedeniyle her yıl daha fazla kişinin organ nakline ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Organ bağışının, bir insanın hayatını kurtarabilecek en değerli miraslardan biri olduğunu vurguladı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Haberim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.