Son zamanlarda dijital platformlarda, erkeklerin de kadınlara benzer bir “özel dönem” yaşadığına dair paylaşımlar göz önüne çıkıyor. Bu içeriklerde erkeklerdeki hormon değişiklikleri, kadınların regl döngüsüyle kıyaslanarak aktarılıyor. Ancak bilimsel araştırmalar, bu benzetmenin biyolojik bir temele dayanmadığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, erkeklerde hormon seviyelerinin değişebileceğini kabul etse de, bu durumun düzenli ve belirli bir döngü anlamına gelmediğini vurguluyor.
İDDİALARIN DAYANDIRILDIĞI UZMAN GÖRÜŞLERİ
Bu tartışmalarda sıkça yer alan bir uzman, hayvan davranışları ve hormon ilişkisi üzerine önemli çalışmalara imza atan Dr. Gerald Lincoln. Lincoln, bazı memeli türlerinde testosteron seviyelerinin mevsimsel değişimlere bağlı olarak davranış farklılıkları oluşturduğunu göstermiştir. Bu bulgular, erkek hormonlarının davranış üzerindeki etkilerini ortaya koyarak, testosteronun sadece fiziksel değil, duygusal ve davranışsal süreçlerle de bağlantılı olduğunu göstermektedir.
Bu yaklaşım, erkeklerde hormon değişimlerine bağlı ruh hali ve davranış farklılıklarını tanımlamak için “Irritable Male Syndrome (IMS)” kavramının ortaya çıkmasına yol açtı. Bu kavramın yaygınlaşmasında klinik psikolog Dr. Jed Diamond’ın katkıları önemli bir rol oynamıştır. Diamond, testosteron seviyelerindeki düşüşlerin bazı erkeklerde yorgunluk, sinirlilik, enerji kaybı ve duygu durum değişiklikleri ile ilişkili olabileceğini belirtmiş; bu durumu zaman zaman kadınlardaki PMS ile karşılaştırmıştır.
BİLİMSEL ÇERÇEVE NET ÇİZİLİYOR
Uzmanların genel görüşü, kadınlardaki adet döngüsünün üreme sistemi ile doğrudan bağlantılı, düzenli ve aylık bir fizyolojik süreç olduğudur. Erkeklerde ise bu tür bir döngüyü oluşturan biyolojik mekanizmaların bulunmadığı belirtilmektedir. Dolayısıyla kadınlardaki adet döngüsünün erkeklerde bir karşılığı yoktur.
Erkeklerde, testosteron gibi bazı hormon seviyeleri; gün içindeki biyolojik ritim, yaş, stres düzeyi ve yaşam tarzına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu değişimler ruh hali ve davranış üzerinde etki yaratabilir. Testosteron seviyelerindeki düşüş, bazı erkeklerde sinirlilik, huzursuzluk, içe kapanma veya depresif duygulara yol açabilir. Ancak bu durum, düzenli, aylık ve öngörülebilir bir döngü oluşturmaz.
IMS gibi kavramlar, tıp literatüründe resmi ve evrensel bir tanım olarak yer bulmamaktadır; daha çok teorik yaklaşımlar ve popüler yorumlar çerçevesinde değerlendirilir.




