CHP Antalya Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Cavit Arı, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon verileri üzerine memur ve emeklilere yapılacak zam oranları ile ekonomik duruma dair basın toplantısı düzenleyerek eleştirilerini dile getirdi.
RAKAMLAR UYUŞMUYOR
Arı, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının vatandaşların gerçek yaşam koşullarıyla örtüşmediğini vurguladı. “Aralık ayı enflasyonu TÜİK’e göre yüzde 0,89, yıllık enflasyon ise yüzde 30,89 olarak belirlenmiştir. Ancak bağımsız araştırma grubu ENAG, aynı dönemde aylık enflasyonu yüzde 2,11, yıllık enflasyonu ise yüzde 56,14 olarak hesaplamıştır. Bu durum, yalnızca rakamların değil, hayatın sorgulanması gerektiğini gösteriyor” dedi.
“MAAŞLAR YILIN BAŞINDA ERİYOR”
Düşük enflasyon verilerinin faturasını emekliler ve memurların ödediğini belirten Arı, “SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 12,19, memur ve memur emeklilerine ise yüzde 18,61 oranında zam yapılacak. Bu oranlar, gerçek enflasyonun çok gerisindedir. Bu durum, maaşların yılın başında erimesinden başka bir şey değil” şeklinde konuştu.
“EMEKLİ MAAŞI AÇLIK SINIRININ ALTINDA”
Türkiye’deki yaklaşık 16 milyon emeklinin ortalama maaşının 23 bin 500 TL olacağını hatırlatan Arı, “Açlık sınırı 30 bin TL’yi geçerken, yoksulluk sınırı 98 bin TL seviyesine ulaşmıştır. Asgari ücret olan 28 bin 75 TL bile açlık sınırının altında kalmaktadır. Emeklilere yapılan yüzde 12’lik artış, artan gıda, enerji ve kira giderleri karşısında etkisiz kalmaktadır” ifadelerini kullandı.
“YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR”
Kira artış oranının yüzde 34,88 olduğu bir ortamda, geliri yalnızca yüzde 18 artan memurların barınma haklarından bahsedemeyeceğini belirten Arı, “Enflasyonun kağıt üzerinde düşürülmesi, maaşların baskılanmasına yol açmakta ve milyonların sofrasından daha fazla eksilmesine neden olmaktadır” dedi. Pazarda ve markette hissedilen hayat pahalılığının herkesin ortak gerçeği olduğunu ifade eden Arı, “Düşük enflasyon göstermek yoksulluğu ortadan kaldırmaz; sadece gizlemeye çalışır. Yoksulluk, rakamlarla değil, boş tencerelerle kendini gösterir” diye ekledi.
“REFAH PAYI BİR ZORUNLULUKTUR”
Arı, açıklamasını “Rakamlarla oynanan TÜİK verilerine değil, vatandaşın yaşadığı gerçeklere odaklanılmasını talep ediyoruz. Emekli, memur ve işçinin insanca yaşaması için adil bir zam ve refah payı artık bir lütuf değil, toplumsal bir zorunluluktur. Bu adaletsizliğe son verecek düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir” sözleriyle tamamladı.




