Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, gerçekleştirdiği araştırmalar hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Sancar, fareler üzerinde uygulanan bir tedavi yöntemi ile ölümcül beyin tümörlerini tamamen ortadan kaldırmayı başardığını açıkladı.
Yaptığı açıklamada, “Elde ettiğimiz bilimsel gelişmeler, temel bilim açısından son derece memnuniyet verici ve umut vaat eden bir durum.” diyerek, çalışmanın hayata geçirilmesi için en az iki yıl süreye ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
ÇIĞIR AÇACAK BİR ÇALIŞMA
Prof. Dr. Aziz Sancar ve araştırma ekibi, beyin kanseri tedavisinde devrim niteliğinde bir projeye imza attı.
Yeni tedavi yöntemi, fareler üzerindeki deneylerde ölümcül tümörleri, sağlıklı hücrelere zarar vermeden başarıyla ortadan kaldırdı.
TÜMÖRLERİN TÜMÜ TAMAMEN YOK EDİLDİ
Araştırmalar sonucunda, “EdU” adlı bir molekülün, kemoterapide yaygın olarak kullanılan Temozolomid (TMZ) ile birlikte uygulanmasıyla glioblastoma türü tümörlerin farelerde tamamen yok edildiği ortaya kondu.
Fare deneylerinde sadece 23 gün içinde tümörlerin temizlendiği ve deneklerin yaşam sürelerinin önemli ölçüde uzadığı tespit edildi.
Bilim dünyasında büyük bir etki yaratan bu çalışma, tedavisi son derece zor olan glioblastoma hastaları için yeni bir umut kaynağı oluşturduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, bu bulguların ileride insan denemelerine geçilmesi durumunda beyin kanseri tedavisinde önemli bir dönüm noktası olabileceğine dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Sancar, klinik deneyler için zaman tanıyarak şu açıklamalarda bulundu:
“EN AZ İKİ YIL DAHA ZAMANA İHTİYACIMIZ VAR”
Türk Kamuoyuna Duyuru
Gerçekleştirdiğimiz çalışmalara gösterdiğiniz ilgi ve destek mesajlarınız için teşekkür ediyorum. Bu çalışmada elde ettiğimiz bilimsel gelişmeler, temel bilim açısından oldukça memnuniyet verici ve umut vericidir.
Ancak son günlerde duyduğunuz bu olumlu haberde yer alan deneysel başarılarımızın şu aşamada yalnızca fareler üzerinde elde edildiğini özellikle vurgulamak isterim.
Bu bulguların insanlarda güvenli ve etkili bir tedaviye dönüşebilmesi için kapsamlı klinik çalışmalar gerekmekte ve bunun için en az iki yıl daha zamana ihtiyaç duyulmaktadır.
Anlayışınız ve her zamanki desteğiniz için çok teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla.”




