Narenciye, kahve, gazlı içecekler ve acı baharatlar genellikle mide yanması ve reflü ile ilişkilendirilse de, uzmanlar asitli gıdaların herkes üzerinde aynı etkiyi yaratmadığını belirtiyor.
Medipol Sağlık Grubu’ndan Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sarıkaya, mide sağlığının korunmasında yalnızca besinlerin ne olduğunun değil, aynı zamanda nasıl ve ne zaman tüketildiğinin de önemli bir rol oynadığını ifade etti.
“MİDE ASİDİ, SİNDİRİM VE BAĞIŞIKLIK İÇİN KRİTİK BİR FAKTÖR”
Mide yanması, göğüs ortasında yanma hissi ve reflü, pek çok insanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen sorunlar arasında yer alıyor.
Ancak bu belirtilerin her zaman asitli gıdalardan kaynaklanmadığı vurgulanıyor.
Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nden Prof. Dr. Sarıkaya, sağlıklı bir midenin asitli besinleri tek başına sorun haline getirmeyeceğini belirterek mide asidinin sindirim ve bağışıklık açısından kritik bir öneme sahip olduğunu açıkladı.
“ASİTLİ GIDALAR SAĞLIKLI MİDEDE SIKÇA SORUN OLMAZ”
Asitli gıdaların mide üzerindeki etkileri hakkında görüşlerini paylaşan Prof. Sarıkaya, şunları söyledi:
Normal ve sağlıklı bir midede asitli gıdalar, tek başına mide yanması ya da reflüye neden olmaz. Mide asidi, proteinlerin sindirimi, B12 vitamini ve demir emilimi için gereklidir ve bakterilere karşı koruyucu bir işlev üstlenir. Ancak bazı durumlarda, mevcut mide hasarını artırabilir.
Özellikle Helikobakter Pilori enfeksiyonu ya da ağrı kesicilerin sebep olduğu mide hasarları varsa, asitli gıdalar bu etkileri artırabilir. Bazı bireylerde ise herhangi bir hasar olmaksızın mide hassasiyeti gelişebilir.
“TOK KARNINA TÜKETİM ÖNERİSİ”
Prof. Dr. Sarıkaya, asitli gıdaların tamamen yasaklanmasının her zaman şart olmadığını belirterek, bu gıdaların mümkünse tok karnına tüketilmesini önerdi. Tok karnına yemek yendiğinde mide asidi gıdalarla tamponlandığı için şikayetlerin daha hafif seyrettiği ifade edildi.
Asitli ve gazlı gıdalar, mide ve karın ağrısı, göğüs ortasında yanma hissi, ağıza acı-ekşi tat gelmesi, şişkinlik, gaz, gece öksürüğü, ses kısıklığı ve ishal gibi şikayetlere yol açabiliyor.
Bu belirtiler her bireyde aynı şekilde meydana gelmiyor ve her gıdanın her kişide aynı etkiyi göstermediği dikkat çekiliyor.
“YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ GEREKİYOR”
Reflü ve mide yanması yaşayan bireyler için önemli önerilerde bulunan Prof. Dr. Sarıkaya, şu tavsiyelerde bulundu:
Geç saatlerde yemek yenmemesi, yatmadan en az 3 saat önce yemek kesilmesi ve yemek sonrası hemen uzanmaktan kaçınılması gerektiği vurgulandı. Diyet ve yaşam tarzı değişikliklerine rağmen şikayetleri devam eden hastalarda ise ilaç tedavisine yöneldiklerini aktardı.
Eğer yutma güçlüğü, istemsiz kilo kaybı, kusma, kansızlık, siyah dışkılama ya da gece uykudan uyandıran ağrı gibi belirtiler varsa, mutlaka endoskopik inceleme yapılması gerektiği ifade edildi.




